Demirci Akıncıları Komutanlarından Kulalı İhsanoğlu Mehmet Efe

Yaşam 04.09.2026 - 22:39, Güncelleme: 04.09.2026 - 22:39 194 kez okundu.
 

Demirci Akıncıları Komutanlarından Kulalı İhsanoğlu Mehmet Efe

Manisa’nın şirin ilçesi Kula’da, büyük ıstırap ve acı içinde geçen işgal günlerinin 2 yıl, 6 ay, 6 gün sürdüğü belirtildi. Kula’da 28 Ağustos 1920 tarihinde başlayan işgal günleri, 4 Eylül 1922 tarihinde sona erdi.
Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan ordusunun geri çekilirken uyguladığı “yakıp yıkma taktiği” ve 1922 Büyük Manisa Yangını nedeniyle Manisa genelinde büyük bir yıkım yaşanırken, tarihi dokusu bozulmadan ve yakılmadan kurtulan tek ilçenin Kula olduğu belirtildi. Kurtuluş Savaşı sırasında ismi çok bilinmeyen Kuvâ-yi Milliye kahramanlarından biri olan Kulalı İhsanoğlu Mehmet Efe, Demirci Akıncıları içerisinde 2 No.lu Gönüllü Müfreze Komutanı olarak yer aldı. Selendi, Kula ve Eşme civarındaki Türk ve Müslüman halkı Yunan kuvvetlerinin zulmünden koruyan Mehmet Efe, Batı Cephesi Komutanlığı’nın emir ve direktifleri doğrultusunda Yunan kuvvetlerinin ikmal yollarını vurarak Millî Mücadele’nin kazanılmasına katkı sağlayan isimlerden biri oldu. Yağcı Dağı’nda yaptıkları yemine bağlı kalarak düşmanla savaşan Mehmet Efe, işgal döneminde Yunan kuvvetlerinin Selendi ve Kula çevresindeki Türk ve Müslüman halka zulmetmesini engelledi. Kışın soğukta ve karlar altında, yazın ise sıcakta düşmana karşı mücadelesini sürdürdü. Silah ve cephanesini, müfrezesiyle birlikte düşmana düzenlediği baskınlarla temin eden Mehmet Efe, yeme ve içme ihtiyaçlarını ise yöre halkının desteğiyle karşıladı. Mustafa Kemal’in emriyle Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Yunan ordusunun ikmal yollarını vurmakla görevlendirildi. Zaferin ardından kaçan Yunan ordusunun Kula’yı yakmasını engelleyen Mehmet Efe’nin bu hizmetinin dahi Millî Mücadele açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Savaşın ardından kilisenin yanındaki en iyi evlerden biri Mehmet Efe’ye verildi. Ancak İhsanoğlu Mehmet Efe’nin, “Ömrüm Yunanlılar ve Rumlarla savaşmakla geçti. Onların evinde oturamam.” diyerek bu evi kabul etmediği aktarıldı. Soyadı Kanunu’nun ardından Erdil soyadını alan Mehmet Efe, Selendi’ye taşındı. Millî Mücadele’ye katkılarından dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. İhsanoğlu Mehmet Efe, ismi çok bilinmeyen Kuvâ-yi Milliye kahramanlarından biri olmasına rağmen, savaş sonrasında görevini yapmış olmanın mutluluğu içerisinde sade bir hayat sürdürdü. ## “TARİHİ DOKUSU BOZULMADAN VE YAKILMADAN KURTULAN TEK İLÇE KULA” Kula’da yaşanan işgal günlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alan Rehberi Sabahattin Argaç, İhsanoğlu Mehmet Efe’nin Millî Mücadele dönemindeki rolüne dikkat çekti. Argaç, Mehmet Efe’nin Demirci Akıncıları içerisinde yer alan 2 No.lu Gönüllü Müfreze Komutanı olarak görev yaptığını belirterek, Selendi, Kula ve Eşme çevresindeki Türk ve Müslüman halkın Yunan kuvvetlerinin zulmünden korunmasında önemli rol üstlendiğini ifade etti. Argaç, Mehmet Efe’nin Batı Cephesi Komutanlığı’nın emir ve direktifleri doğrultusunda Yunan kuvvetlerinin ikmal yollarını vurduğunu, kışın soğuğunda ve karlar altında, yazın sıcağında mücadelesini sürdürdüğünü belirtti. Mehmet Efe’nin silah ve cephaneyi düşmana düzenlediği baskınlarla temin ettiğini, temel ihtiyaçlarını ise yöre halkının desteğiyle karşıladığını aktaran Argaç, Mustafa Kemal’in emriyle Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Yunan ordusunun ikmal yollarını vurmakla görevlendirildiğini söyledi. Argaç, zaferin ardından kaçan Yunan kuvvetlerinin Kula’yı yakmasını Mehmet Efe’nin engellediğini belirterek, “Mehmet Efe’nin bu hizmeti bile her şeye bedeldir.” dedi. Mehmet Efe’ye savaş sonrası verilen evle ilgili de bilgi veren Argaç, Efe’nin “Ömrüm Yunanlılar ve Rumlarla savaşmakla geçti. Onların evinde oturamam.” diyerek evi kabul etmediğini aktardı. Argaç, Mehmet Efe’nin Soyadı Kanunu’nun ardından Erdil soyadını aldığını ve Selendi’ye taşındığını belirterek, Millî Mücadele’ye katkılarından dolayı TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile taltif edildiğini ifade etti. ## “VATAN SAVUNMASI’NA KATKILARINDAN DOLAYI İSTİKLAL MADALYASI İLE TALTİF EDİLDİ” İhsanoğlu Mehmet Efe’nin torunu Prof. Dr. Alpaslan Kulalı da dedesinin hayatına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Kulalı, “İhsanoğlu Mehmet Efe’nin 1934 doğumlu tek kızı Fadime’nin 1958 doğumlu oğluyum. Bizim nesil, daha ana baba sevgisini ve bağlılığını içselleştirmeden yurt ve onu bize kazandıran Atatürk sevgisini tanıdık, öğrendik ve var olmamızın ayrılmaz bir parçası olarak içselleştirdik.” dedi. Aile içerisinde yurt ve Atatürk sevgisinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kulalı, bu anlayışın oluşmasında aile, toplum ve Millî Eğitimin büyük katkısı bulunduğunu ifade etti. Kulalı, dedesi Mehmet Efe’nin ilk “kızanlığa” Yörük Ali Efe’nin himayesinde başladığını belirterek, “Dedem İhsanoğlu Mehmet Efe, Kula’nın Kayrak Mevkii savunması esnasında sol elinin işaret parmağından yaralanmış. Ben bu yaranın izini çok iyi anımsıyorum. Bu savunma esnasında kamasını da düşürmüş. Savunma sonrasında, kendisi için büyük bir hatıra değeri taşıyan bu kamanın bulunması için ödül koymuş.” ifadelerini kullandı. Mehmet Efe’den kalan bazı eşyaların da aile tarafından muhafaza edildiğini belirten Kulalı, bunlar arasında körüklü çizmesi, bastonu, yanından hiç eksik etmediği ve üzerinde “1912” yazan boncuk işlemeli Kur’an-ı Kerim kabı ile Kur’an-ı Kerim’in bulunduğunu söyledi. Kulalı, dedesinin bu eşyalarla çekilmiş bir fotoğrafının da bulunduğunu belirterek, fotoğrafta küçük oğlu Mehmet ve Cemal’in de yer aldığını ifade etti. İlhan Tarus’un Aralık 1967’de yayımlanan “Vatan Tutkusu” isimli Kurtuluş Savaşı romanının 174-180. sayfalarında İhsanoğlu Mehmet Efe’nin de anlatıldığını belirten Kulalı, romanda Yunan kuvvetlerinin kız kardeşini ve annesini rehin almak amacıyla kaçırması üzerine Mehmet Efe’nin Alaşehir güzergâhında treni durdurarak onları kurtardığının ve ardından Yunan kuvvetlerine ait cephanelikleri bastığının anlatıldığını söyledi. ## “EN BÜYÜK EMELİMİZ ONUN YÜCE YURT VE ULUS SEVGİSİNE HALEN GETİRMEMEK” Mehmet Efe’nin vatan savunmasına katkılarından dolayı gazi unvanı ve İstiklal Madalyası ile taltif edildiğini belirten Kulalı, madalyanın daha sonra aile içerisinde kaldığını ifade etti. Kulalı, “İstiklal Madalyası oğula intikal ettiğinden Mehmet dayımda kaldı. Daha sonra onun büyük oğlu, diş doktoru ve 2000’li yılların başında Salihli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Serdar Erdil’e geçti.” dedi. Dedesi Mehmet Efe’nin yaşamı boyunca Cumhuriyet Gazetesi okuduğunu ve ülkenin gidişatı üzerine değerlendirmeler yaptığını belirten Kulalı, onun aktif siyaset yapmamasına rağmen farklı siyasi görüşlerden çok sayıda siyasetçinin Selendi’deki evini ziyaret ettiğini ifade etti. Kulalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Nur içinde yatsın. En büyük emelimiz ve gayretimiz, onun yüce yurt ve ulus sevgisine halel getirmemektir.”
Manisa’nın şirin ilçesi Kula’da, büyük ıstırap ve acı içinde geçen işgal günlerinin 2 yıl, 6 ay, 6 gün sürdüğü belirtildi. Kula’da 28 Ağustos 1920 tarihinde başlayan işgal günleri, 4 Eylül 1922 tarihinde sona erdi.

Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan ordusunun geri çekilirken uyguladığı “yakıp yıkma taktiği” ve 1922 Büyük Manisa Yangını nedeniyle Manisa genelinde büyük bir yıkım yaşanırken, tarihi dokusu bozulmadan ve yakılmadan kurtulan tek ilçenin Kula olduğu belirtildi.

Kurtuluş Savaşı sırasında ismi çok bilinmeyen Kuvâ-yi Milliye kahramanlarından biri olan Kulalı İhsanoğlu Mehmet Efe, Demirci Akıncıları içerisinde 2 No.lu Gönüllü Müfreze Komutanı olarak yer aldı.

Selendi, Kula ve Eşme civarındaki Türk ve Müslüman halkı Yunan kuvvetlerinin zulmünden koruyan Mehmet Efe, Batı Cephesi Komutanlığı’nın emir ve direktifleri doğrultusunda Yunan kuvvetlerinin ikmal yollarını vurarak Millî Mücadele’nin kazanılmasına katkı sağlayan isimlerden biri oldu.

Yağcı Dağı’nda yaptıkları yemine bağlı kalarak düşmanla savaşan Mehmet Efe, işgal döneminde Yunan kuvvetlerinin Selendi ve Kula çevresindeki Türk ve Müslüman halka zulmetmesini engelledi. Kışın soğukta ve karlar altında, yazın ise sıcakta düşmana karşı mücadelesini sürdürdü.

Silah ve cephanesini, müfrezesiyle birlikte düşmana düzenlediği baskınlarla temin eden Mehmet Efe, yeme ve içme ihtiyaçlarını ise yöre halkının desteğiyle karşıladı. Mustafa Kemal’in emriyle Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Yunan ordusunun ikmal yollarını vurmakla görevlendirildi.

Zaferin ardından kaçan Yunan ordusunun Kula’yı yakmasını engelleyen Mehmet Efe’nin bu hizmetinin dahi Millî Mücadele açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Savaşın ardından kilisenin yanındaki en iyi evlerden biri Mehmet Efe’ye verildi. Ancak İhsanoğlu Mehmet Efe’nin, “Ömrüm Yunanlılar ve Rumlarla savaşmakla geçti. Onların evinde oturamam.” diyerek bu evi kabul etmediği aktarıldı.

Soyadı Kanunu’nun ardından Erdil soyadını alan Mehmet Efe, Selendi’ye taşındı. Millî Mücadele’ye katkılarından dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

İhsanoğlu Mehmet Efe, ismi çok bilinmeyen Kuvâ-yi Milliye kahramanlarından biri olmasına rağmen, savaş sonrasında görevini yapmış olmanın mutluluğu içerisinde sade bir hayat sürdürdü.

## “TARİHİ DOKUSU BOZULMADAN VE YAKILMADAN KURTULAN TEK İLÇE KULA”

Kula’da yaşanan işgal günlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alan Rehberi Sabahattin Argaç, İhsanoğlu Mehmet Efe’nin Millî Mücadele dönemindeki rolüne dikkat çekti.

Argaç, Mehmet Efe’nin Demirci Akıncıları içerisinde yer alan 2 No.lu Gönüllü Müfreze Komutanı olarak görev yaptığını belirterek, Selendi, Kula ve Eşme çevresindeki Türk ve Müslüman halkın Yunan kuvvetlerinin zulmünden korunmasında önemli rol üstlendiğini ifade etti.

Argaç, Mehmet Efe’nin Batı Cephesi Komutanlığı’nın emir ve direktifleri doğrultusunda Yunan kuvvetlerinin ikmal yollarını vurduğunu, kışın soğuğunda ve karlar altında, yazın sıcağında mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.

Mehmet Efe’nin silah ve cephaneyi düşmana düzenlediği baskınlarla temin ettiğini, temel ihtiyaçlarını ise yöre halkının desteğiyle karşıladığını aktaran Argaç, Mustafa Kemal’in emriyle Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz sırasında Yunan ordusunun ikmal yollarını vurmakla görevlendirildiğini söyledi.

Argaç, zaferin ardından kaçan Yunan kuvvetlerinin Kula’yı yakmasını Mehmet Efe’nin engellediğini belirterek, “Mehmet Efe’nin bu hizmeti bile her şeye bedeldir.” dedi.

Mehmet Efe’ye savaş sonrası verilen evle ilgili de bilgi veren Argaç, Efe’nin “Ömrüm Yunanlılar ve Rumlarla savaşmakla geçti. Onların evinde oturamam.” diyerek evi kabul etmediğini aktardı.

Argaç, Mehmet Efe’nin Soyadı Kanunu’nun ardından Erdil soyadını aldığını ve Selendi’ye taşındığını belirterek, Millî Mücadele’ye katkılarından dolayı TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile taltif edildiğini ifade etti.

## “VATAN SAVUNMASI’NA KATKILARINDAN DOLAYI İSTİKLAL MADALYASI İLE TALTİF EDİLDİ”

İhsanoğlu Mehmet Efe’nin torunu Prof. Dr. Alpaslan Kulalı da dedesinin hayatına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Kulalı, “İhsanoğlu Mehmet Efe’nin 1934 doğumlu tek kızı Fadime’nin 1958 doğumlu oğluyum. Bizim nesil, daha ana baba sevgisini ve bağlılığını içselleştirmeden yurt ve onu bize kazandıran Atatürk sevgisini tanıdık, öğrendik ve var olmamızın ayrılmaz bir parçası olarak içselleştirdik.” dedi.

Aile içerisinde yurt ve Atatürk sevgisinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kulalı, bu anlayışın oluşmasında aile, toplum ve Millî Eğitimin büyük katkısı bulunduğunu ifade etti.

Kulalı, dedesi Mehmet Efe’nin ilk “kızanlığa” Yörük Ali Efe’nin himayesinde başladığını belirterek, “Dedem İhsanoğlu Mehmet Efe, Kula’nın Kayrak Mevkii savunması esnasında sol elinin işaret parmağından yaralanmış. Ben bu yaranın izini çok iyi anımsıyorum. Bu savunma esnasında kamasını da düşürmüş. Savunma sonrasında, kendisi için büyük bir hatıra değeri taşıyan bu kamanın bulunması için ödül koymuş.” ifadelerini kullandı.

Mehmet Efe’den kalan bazı eşyaların da aile tarafından muhafaza edildiğini belirten Kulalı, bunlar arasında körüklü çizmesi, bastonu, yanından hiç eksik etmediği ve üzerinde “1912” yazan boncuk işlemeli Kur’an-ı Kerim kabı ile Kur’an-ı Kerim’in bulunduğunu söyledi.

Kulalı, dedesinin bu eşyalarla çekilmiş bir fotoğrafının da bulunduğunu belirterek, fotoğrafta küçük oğlu Mehmet ve Cemal’in de yer aldığını ifade etti.

İlhan Tarus’un Aralık 1967’de yayımlanan “Vatan Tutkusu” isimli Kurtuluş Savaşı romanının 174-180. sayfalarında İhsanoğlu Mehmet Efe’nin de anlatıldığını belirten Kulalı, romanda Yunan kuvvetlerinin kız kardeşini ve annesini rehin almak amacıyla kaçırması üzerine Mehmet Efe’nin Alaşehir güzergâhında treni durdurarak onları kurtardığının ve ardından Yunan kuvvetlerine ait cephanelikleri bastığının anlatıldığını söyledi.

## “EN BÜYÜK EMELİMİZ ONUN YÜCE YURT VE ULUS SEVGİSİNE HALEN GETİRMEMEK”

Mehmet Efe’nin vatan savunmasına katkılarından dolayı gazi unvanı ve İstiklal Madalyası ile taltif edildiğini belirten Kulalı, madalyanın daha sonra aile içerisinde kaldığını ifade etti.

Kulalı, “İstiklal Madalyası oğula intikal ettiğinden Mehmet dayımda kaldı. Daha sonra onun büyük oğlu, diş doktoru ve 2000’li yılların başında Salihli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Serdar Erdil’e geçti.” dedi.

Dedesi Mehmet Efe’nin yaşamı boyunca Cumhuriyet Gazetesi okuduğunu ve ülkenin gidişatı üzerine değerlendirmeler yaptığını belirten Kulalı, onun aktif siyaset yapmamasına rağmen farklı siyasi görüşlerden çok sayıda siyasetçinin Selendi’deki evini ziyaret ettiğini ifade etti.

Kulalı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Nur içinde yatsın. En büyük emelimiz ve gayretimiz, onun yüce yurt ve ulus sevgisine halel getirmemektir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve salihlimanset.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.